Cherreads

Chapter 25 - 25.BÖLÜM:GERÇEK AŞK

Tüm takım antrenmandan sonra eve doğru yürüyordu.

Yorgundular ama bu yorgunluk ağır değildi… aksine garip bir şekilde hafifletici bir histi.

Sanki ilk kez, gerçekten gelişmişlerdi.

Rüzgâr hafif esiyordu.

Yamoto bir anda durdu.

"Arkadaşlar…"

Herkes ona döndü.

Yamoto'nun sesi sakindi ama içinde bir ağırlık vardı.

"Lee hâlâ bizden güçlü. Bunu değiştiremeyiz… ama onun seviyesine ulaşabiliriz."

Bir an durdu.

"Eğer pes etmezsek."

Sessizlik çöktü.

Bu kez kimse korkudan değil… düşünmekten susmuştu.

Yol boyunca Yuan sessizdi.

Ama bu sessizlik boş değildi.

Yanına baktığında Naho'nun ona baktığını fark etti.

Naho gülümsedi.

Küçük, doğal bir gülümseme.

Yuan da farkında olmadan karşılık verdi.

Ama ikisi de bunu büyütmedi.

Sadece yürümeye devam ettiler.

Eve vardıklarında herkes içeri girdi.

Ana odada toplanıldı.

Sessizlik vardı.

Ama bu sessizlik artık "gerilim" değil, "dinlenme" gibiydi.

Bir süre sonra Momo öne eğildi ve sırıttı:

"Ee… Yuan ve Naho?"

İkisi aynı anda döndü.

"Ne var?" dediler.

Momo kıkırdadı.

"Hiç yani… aranızda bir şey yok değil mi?"

Odadakiler gülmeye başladı.

Yuan hemen:

"Yok öyle bir şey."

Naho da hızlıca:

"Kesinlikle yok!"

Xen gülerek araya girdi:

"Bu kadar hızlı inkâr ediyorsanız vardır."

Kahkaha yükseldi.

Naho bir an Yuan'a baktı.

Bu bakış kısa sürdü.

Ama anlamlıydı.

Yuan bunu fark etti.

Ama yine de bir şey demedi.

Sadece hafifçe başını çevirdi.

Bir süre sonra Elizabeth ayağa kalktı.

"Bence biraz dinlenin."

Sesi sakindi ama anlayışlıydı.

"Bugün herkes yoruldu."

Gece ilerledi.

Herkes odalarına çekildi.

Yuan yatağın kenarına oturdu.

Bir süre sonra kapı hafifçe açıldı.

Naho içeri girdi.

Konuşmadılar.

Sadece birbirlerine baktılar.

Bu bakışlarda:

rahatlama vardı

güven vardı

ama aynı zamanda söylenmemiş şeyler de vardı

Naho yavaşça içeri girdi.

Yuan'a yaklaştı ama tam yanına oturmadı.

Bir an durdu.

Sonra sadece:

"Bugün iyiydin."

dedi.

Yuan hafifçe gülümsedi.

"Sen de."

Sessizlik.

Ama bu sessizlik artık boş değildi.

Naho yavaşça yere bakarak ekledi:

"Eskiden… böyle şeyleri hayal bile edemezdim."

Yuan ona baktı.

"Ne demek istiyorsun?"

Naho omuz silkti.

"Bilmiyorum… sadece… burada olmak bile garip ama… kötü değil."

Yuan bir an sustu.

Sonra çok sakin bir sesle:

"Ben de ilk defa… yalnız hissetmiyorum."

Naho başını kaldırdı.

Göz göze geldiler.

Bu sefer bakış kaçmadı.

Ama hiçbir şey aceleye gelmedi.

Sadece o anın içinde kaldılar.

Naho hafifçe gülümsedi.

"Yarın yine antrenman var."

Yuan başını salladı.

"Evet."

Ve Naho ayağa kalktı.

Kapıya yöneldi.

Ama çıkmadan önce durdu.

Sadece kısa bir an.

Sonra:

"İyi geceler, Yuan."

dedi.

Yuan da aynı sakinlikle:

"İyi geceler."

Kapı kapandı.

Yuan yalnız kaldı.

Ama bu yalnızlık eskiye benzemiyordu.

More Chapters