Gorgeus : evet okuyucu yanlış duymadın.
BEN
YAZARIMDAN
NEFRET
EDİYORUM
Bunun sebebi ise bana çektirdiği acılar ve beni bu kadar trajik, bu kadar zavallı bir durumda yazmış olması. Kitabın ismi bile gorgeus'un trajedisi ben daha ne diyebilirim ?
Ah... yazarımın benim için yazdığı o lanet olası kadere geri dönersek....
Sanal uzayım içinde pek çok defa ölüm döngülerine girdim. Bunun sebebi bir eylemi ve sonuçlarını değiştirmeye çalışırken aynı kişinin bana tekrar tekrar sorun çıkarıp beni sürekli öldürmesiydi
Gerçi aynı derdi paylaştığım başka bir karakterle de tanışmıştım ama... şuanda. İsmi aklıma gelmiyor
Neyse. Konuyu dağıtmadan, bu kısmı anlatayım çünkü yazarım öyle istiyor. Tanrım..... keşke yazarımdan kurtulmama izin verseydi
Mesela hiç unutmuyorum, tarihi bir vakayı değiştirmeye çalışırken 10 milyar defa ölmüştüm. İstesen de istemesen de anlatacağım haberin olsun sevgili okur
Bir keresinde neo-evelon şehrine gitmiştim. Benim evrenimdeki nacizane ve oldukça büyük, eşsiz bir yer. Oradaki değiştirmek istediğim olay ise bir kişi. İsmi ise.... murania, murania elderford. Yazarım bunu tasvir etmemiş olsa da o herifin ismini zehirli bir nefret ile söylediğime emin olabilirsin sevgili okuyucu, çünkü kendisi kusursuz bir orospu çocuğu.
Kendisi yıldırımlar konusunda çok iyi olan bir büyücü ve korkunç derecede kötü birisi. Irkçı , tacizci , gücü ve konumu kötüye kullajmaya müsait , umursamaz , saf kötü ama çok zeki birisi. Gerçekten... sanal uzayımda ne yaptıysam hemen anladı ve kafama yıldırımlar indirerek beni defalarca öldürdü
Kaç yıldırım ile vurulduğumu saymıyorum bile. Çünkü sayılacak gibi değiller.
Bunu nereye mi bağlıyorum ? Bir önceki bölümde başmelek suikastini denemediğimi sana anlatmıştım. O deneme başarısız olunca da yöntem değiştirdim
Tarihi olayları ve önemli şeyleri eylemlerimle değiştirmeyi ve öyle başarılı olmayı denedim. Bu konuda gerçekten çok fazla denemem var ve muhtemelen bu bölüm boyunca falan bunları sana detaylıca anlatacağım. Ama konumuz murania olduğu için şimdilik ondan devam edelim
Neyse, nerede kalmıştım ? Evet. Murania elderford... ah... lanet olsun
Evet. Önemli bir kişi olduğu için onu değiştirmeyi ve bu sayede sonuç almayı denedim. Hem de defalarca. Ancak başarılı olamadım çünkü murania kişilik olarak gerçekten de az önce tarif ettiğim gibi. Gerçekten kulağa katlanılmaz geliyor değil mi ? Sen bir de onu tanımaya çalış
Bu tarihi manipüle ederek Değiştirmeye çalıştığım bir kırılma noktası da bir iç savaş oldu. Teknoloji ve büyünün çatıştığı bir iç savaş'a sanal uzayımda sayısız kez müdahale ettim
Aslında başarmaya çok yaklaşmış olsam da bu sefer tuhaf bir şeye neden oldum. Ne olduğu veya ne gerçekleştiği hakkında benim bile en ufak fikrim yok. Bu konuda şaka yapmıyorum. Daha ne olduğunu bile anlayamadığım bir şey beni durdurdu. Sanki metalden yapılmış bir tanrı gibiydi
Manipüle etmeye çalıştığım bir olay daha var. Bir hanedanı manipüle etmeye çalışmıştım.
Nagüzhan hanedanlığı
Kendileri diğer ırkların ırk özelliklerini kopyalamak gibi çok özel bir yeteneğe sahip bir ırka mensuplar. Aslında nagüzhan'lar bir çeşit bukalemun hanedan. Nereye giderlerse o bölgenin ırkı gibi davranıp oraya entegre olarak o ülkenin tahtına geçiyorlar. Gizliden gizliye bir hanedanlık ağları var
Onların bu özelliğini kendi çıkarım için kullanmaya çalışmıştım. Devrimime destek karşılığında onlara tam 9 ülkenin tahtını vaadettim
Evet, tarihi manipüle ederken de devrimi birkaç kez daha denedim. Bazen tüm yollar eski yöntemlere çıkıyor ne demezsin
Ama ben bunu yaptığımda ne oldu biliyor musun ? Nagüzhan hanedanlığının foyası ortaya çıktı. Ve birkaç milyon denemem de bu yolla başarısız oldu
Kaderin cilvesi, değil mi okuyucu ? Geçelim başka bir örneğe
Bir keresinde devrimim için keşfedilmemiş bir alem'den bir parazit getirip 7 alemde bir salgın başlatmıştım. Asıl planım onlar salgınla uğraşırken alemler arası siyasi sistemin merkezi olan binaya baskın düzenlemek ve kendi sistemimi zorla kabul ettirmek ve dayatmaktı.
Bu başarmaya en çok yaklaştığım zamandı. Salgın 7 alemin tamamını kasıp kavururken alemler arası otoritelerin olduğu o binayı bastım
Ama... bireysel güç sahibi kişiler meğersem içerideymiş. Ve sanal uzayım içindeki bir denemem de böyle başarısız oldu
Bu sefer de beni idam etmek için özel bir töntem seçtiler. Sineklere yem ettiler. Ama nornak sinenler değil. Benim evrenimde özel bir sinek türü var, ismi adamöldüren sineği. 5 santim boyunda , yüzlerce kişilik sürülerle dolaşan ve etten kovanlar kuran , leş kokan avcı sinekler. Beni onlara yem ettiler. Iy....
Gerçekten çok iğrençti. Ben daha canlıyken etlerimi koparıyor, içime giriyor , iç organların arasında kıpraşıyor ve bu sırada bedenimi bir kovan haline getiriyorlardı. Bu yöntem benim evrenimdeki en ağır ve en acı verici idam yöntemlerinden birisi.
Şuana kadar icad edilmiş olan tüm şekillerde idam edilmiş biri olarak söylüyorum aralarında en kötüsü buydu
Ama itiraf etmek gerekirse daha komik ve absürt ölümlerim de oldu. Mesela bir keresinde beni ejderha tepti ve o yüzden öldüm
Sevgili okuyucu, aklına herhangi bir denemeye ve ölüm şekli getir. Muhtemelen sanal uzayım içinde hapisken o şeyi oktilyonlarca defa yaşamışımdır
Ama buna karşılık yıldığımı yada pes ettiğimi söyleyemem. Dürüst olmak gerekirse tuttuğnu koparan ve pes etmeyen bir yapım var. Bu absürt derecede fazla denemem bile beni vazgeçiremedi. Ve hala deniyorum.
Ve biliyorum ki bu sanal uzay içindeki deneme yanılma süreci bana kazandığım ihtimali buldurucak. Ve işte o zaman sistem kaçınılmaz biçimde değişmek ve bana, devrimci gorgeus'a teslim olmak zorunda kalacak
Sen bu konuda ne düşünüyorsun okuyucu ? İnan bana senin ne düşündüğünü bilmiyorum. Ama mesela sadece okuyup geçmek yerine bir yorum veya değerlendirme bırakmayı deneyebilirsin. Merak etme, onları görebiliyorum. Senin için benimle konuşmanın ve bana cevap vermenin en iyi yolu bu olur
Cevap vermeni, yani yorum atmanı bekliyorum.
....
Neyse, konuyu çok dağıtmadan biz devam edelim en iyisi sevgili okuyucu...
E şimdi bana soruyorsundur veya bazı şeyleri saçma buluyorsundur. Gel şimdj bunları bir tahmin edeyim. Bir sonraki bölümlerde bunları cevaplayacağım
Öncelikle.... ilk tahminim kesinlikle şu : bu dediğim herşey hapsedildiğim sanal uzayımın içinde yaşandıysa neden kaçmayı denemek yerine bunlarla uğraştığım
2. Tahminim ise, yazarımdan neden bu kadar çok nefret ettiğimi merak etmen
3. Tahminim ise... neden 4. Duvar farkındalığına sahip olduğum ve bunu neden diğer 4. Duvar farkındalığına sahip karakterlerden farklı kullandığım.
Benim senin düsşüncelerin hakkındaki tahminlerim de bunlar. Ama merak etme okuyucu. Sana aynen dediğim gibi, sonraki bölümlerde cevabı bulacaksın. Bu konuda sana söz verebilirim.
Ve bu soruların cevabını bulduğunda alegorimi, trajedimi anlamak senin için çok daha kolay olucak. Çünkü bunlar bunu anlamak için çok önemli. Tıpkı okuldaki derslerde bahsedilen anahtar kavramlar gibi. En azından buna benzetebilirsin.
Neyse... bu bölümde anlatacak daha fazla şeyim kalmadı. Eğer yayınlandıysa bie sonraki bölüme geçebilirsin. Benden şimdilik bu kadar sevgili okuyucu
