6. Bölüm: Savaş Daha Yeni Başlıyor
Liam gözlerini açtı.
Etraf bembeyazdı. Sonsuz gibi görünen bir boşluk…
Liam: ne… nerede yım ben? Burası da ne?
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra…
Bir kadın sesi duyuldu.
Ama ortada kimse yoktu.
Kadın: Sen öldün.
Liam bir an durdu… sonra hafifçe güldü.
Liam: aa… doğru.
Başını yukarı kaldırdı.
Liam: peki şimdi ne olacak? Cehennem mi… cennet mi?
Kadın sesi hiç değişmeden konuştu:
Kadın: Hayır. Başka bir dünya.
Liam'ın yüzü bir anda ciddileşti.
Liam: ne… nasıl?
Sesi titriyordu.
Bir an duraksadı.
Liam: peki ya… Kenny?
Kısa bir sessizlik.
Sonra cevap geldi.
Kadın: O öldü. Geri getirilemez.
Liam'ın gözleri boşluğa daldı.
Konuşmadı.
İlk defa… gerçekten sessiz kaldı.
Kadın tekrar konuştu:
Kadın: Ama senin içinde bir potansiyel var.
Liam hâlâ tepki vermiyordu.
Kadın: Önüne bak. Eski dünyana geri dönebilirsin.
Liam'ın başı aniden kalktı.
Liam: ne?! Gerçekten mi?!
Nefesi hızlandı.
Liam: nasıl?!
Kadının sesi hâlâ soğuktu.
Kadın: Gideceğin dünyada… oranın yerlilerini öldüreceksin.
Sessizlik.
Kadın: Her ay 300 kişi.
Kadın: Eğer bunu yapmazsan… bedenin kendi kendini eritecek.
Liam'ın yüzü dondu.
Liam: n… ne?
Liam: neden?!
Kadın hiç tereddüt etmedi.
Kadın: Çünkü onlar kötü. Acımasız. Bunu oraya gidince anlayacaksın.
Liam dişlerini sıktı.
Ama bu cevap onu tam ikna etmemişti.
Liam: peki… ne zaman geri döneceğim?
Kadın: O dünyadaki tüm yerliler öldüğünde.
Liam'ın nefesi ağırlaştı.
Liam: seni neden göremiyorum?
Kadın bu sefer biraz daha sert konuştu:
Kadın: Çünkü beni görecek güce sahip değilsin.
Kadın: Bana bakman bile seni öldürür.
Kısa bir sessizlik.
Kadın: Başka sorun var mı?
Liam gözlerini kapattı.
Kenny…
Alevler…
Çığlıklar…
Sonra gözlerini açtı.
Liam: …yok.
Kadın: O zaman… bol şans.
Bir anda—
Beyaz boşluk parçalandı.
Her yer karardı.
Liam düşüyormuş gibi hissetti.
Sonra—
GÖZLERİNİ AÇTI.
Artık oradaydı.
Devasa, karanlık bir orman.
Soğuk. Sessiz.
Ve yabancı.
Liam yavaşça ayağa kalktı.
Ellerine baktı.
Sonra etrafına.
Ve ilk kez…
Yüzünde bir ifade oluştu.
Ne korku…
Ne üzüntü…
Soğukluk.
Liam: burada neresi ne yapacağım…
Liam Ne yapacağını bilmiyordu. Etrafındaki orman sessizdi… ama bu sessizlik uzun sürmedi.
TATATATATA!!
Silah sesleri yankılandı.
Liam irkildi.
Liam: ne oluyor?!
Sesin geldiği yöne doğru dikkatli adımlarla ilerledi. Ağaçların arasından baktığında gördüğü manzara karşısında donup kaldı.
Silahlı gençler… yerlileri acımasızca öldürüyordu.
Gençlerden biri Liam'ı fark etti.
Hey! Sen! Buraya gel!
Liam tereddüt ederek yaklaştı.
Burada ne işin var? Yerli misin?
Liam: ha… hayır… buraya yeni geldim.
Adın ne?
Liam: Liam…
Genç gülümsedi.
İsmin yerli gibi değil… nerelisin?
Liam: Amerika…
Gençlerin yüzü değişti.
Vay be… güzel. Artık bizdensin.
Birisi, yerde sürüklediği bir yerliyi Liam'ın önüne attı. Adamın gözlerinde artık korku bile yoktu… sadece boşluk.
Al bunu. Öldür.
Liam'ın eli titredi.
Ne yapacağını bilmiyordu.
Hey! Çabuk ol!
Birisi ona tabanca uzattı.
Liam'ın içinden bir ses yükseldi.
"Yapman gerekiyor…"
Gözlerini kapattı.
Ve tetiğe bastı.
TAK!
Kurşun, adamın kafasının ortasından geçti.
Ceset yere düştü.
Kan, Liam'ın yüzüne sıçradı.
Liam gözlerini açtı.
Ve o an…
İçinde bir şey kırıldı.
Liam : …bunu… tekrar yapabilirim.
Gençlerden biri güldü.
Nasıl bir his?
Liam'ın yüzünde garip bir ifade vardı.
Liam: …harika.
1 Yıl Sonra
Liam artık tamamen değişmişti.
Liam: artık 16 yaşındayım… ve buna alıştım.
İnsan öldürmek… onun için sıradan bir şey olmuştu.
Artık bir ekibi vardı.
Ve daha da önemlisi…
Büyü kullanabiliyordu.
Liam: yangın büyüsü… önceki hayatında nasıl öldüysen burada öyle bir büyü kullanırsın demek sistem böyle çalışıyor…
Kendi kendine konuşuyordu.
sonra ekibin yanına gitti
Liam: naber ekip!
ekip:Naber Liam!
Liam: bugün kaç kişi avlıyoruz?
Tam o anda…
Bir şey oldu.
Bir anda herkes sustu.
Sonra…
PAT! PAT! PAT!
Ekipteki herkesin kafası patladı.
Liam: NE OLUYOR!!!
Şok içindeydi.
Nefesi hızlandı.
Sonra…
Bir ses duyuldu.
Sakin… güçlü bir ses.
"Onları sen öldürdün auran çok güçlüydü buda onların ölmesine sebep oldu."
Liam yavaşça arkasını döndü.
Ormanın içinden biri çıktı.
Uzun boylu, güçlü ve karizmatik bir adam.
Liam: sen… kimsin?
Adam gülümsedi.
öğretiyim.
Ben Lazar.
Arkasından bir kadın çıktı.
Lazar: bu da Frida.
Ve ardından…
Onlarca kişi.
Liam'ın gözleri büyüdü.
Lazar: gücün bize yakın… bize katıl güçlenirsin.
Liam bir an düşündü.
Ama içindeki ses…
Yine konuştu.
"Yok et."
Liam içinden konuştu
Liam:bu adamda garip bir şey var
Liam:teklifini reddediyorum.
Lazar: peki kendin kaybedersin
Lazar arkasını dönmeye başladı.
Lazar: Ama hata… yapıyo—
Liam: YANGIN BÜYÜSÜ! BÜYÜK YANGIN!!!
Aniden saldırdı.
Frida: Lazar! Dikkat et!
Lazar sakin kaldı.
Lazar: kan büyüsü… sol kol.
Elinden akan kan, canlıymış gibi hareket edip Liam'a doğru ilerledi.
Liam şaşırdı.
Liam: bu… bu ne?!
Zor da olsa saldırıyı savuşturdu.
Ama o sırada—
lazarin ekibinden biri Liama tabanca ile bir kursun sıktı
BANG!
bu kurşun Liam'ın kafasını sıyırdı.
Liam yere düştü.
Liam: hayır… tekrar ölemem…
Bu söz…
Lazar'ın gözlerini açtı.
Lazar içinden düşündü
Lazar : bekle bir dakika bu çocuk yanarak ölmüştü…
Ve yangın büyüsü kullanıyor… gücün nereden geldiği belli oldu!!.
Lazar: buldum.
Frida: ne oldu?
Lazar heyacanli bir şekilde cevapladı
Lazar: sonunda...Sonunda anladım 5 yıllık çabam sonunda sonuç verdi
Hahhahahahaha
BENİ ÖLDÜRMEDİKLERİNE PİŞMAN OLACAKLAR
görev tamam. Gidiyoruz.
Hepsi bir anda ortadan kayboldu.
Liam ise…
Ormanın ortasında, yaralı halde ayakta durmaya çalışıyordu.
Yürümekte bile zorlanıyordu.
Liam: lanet olsun… o şerefsiz de kimdi…
Liam ayakta durmaya çalışıyordu. Nefesi düzensizdi, vücudu titriyordu.
Tam o anda—
Başının içinde bir patlama oldu.
Liam: ne… ne oluyor?!
Gözleri bir anda bulanıklaştı.
Etrafındaki orman kayboldu.
Her yer…
kanla kaplandı.
Liam gördüklerine anlam veremiyordu. Halüsinasyonlar giderek yoğunlaşıyordu.
Sonra anladı.
Liam: lanet olsun… 300 kişi…
Bu ay kotasını doldurmamıştı.
Dizlerinin bağı çözüldü.
Yere yığıldı.
Yürüyemiyordu bile.
Tam o sırada…
Bir siluet gördü.
Net değildi.
İnsan gibiydi… ama tam insan da değildi.
Yavaşça Liam'a yaklaştı.
Elinde…
Bir yerlinin kesik kafası vardı.
Liam'ın gözleri büyüdü.
Adam hiçbir şey demeden kafayı Liam'ın ağzına doğru itti.
Zorla.
Bir anda—
Her şey normale döndü.
Halüsinasyonlar kayboldu.
Liam kendine geldi.
Ve hemen kusmaya başladı.
Liam: AHH—!!
Bir kez daha.
Ve tekrar.
Nefes nefese kaldı.
Yüzü solmuştu.
Zor da olsa toparlandı.
Başını kaldırdı.
Adam hâlâ karşısındaydı.
Liam: sen… kimsin?
Adam alaycı bir gülümsemeyle konuştu.
Adam: hayatını kurtardım… önce bir teşekkür yok mu?
Liam dişlerini sıktı.
Liam: …haklısın… sağ ol…
Sözünü bitiremeden tekrar midesi bulandı ama kendini tuttu.
Liam: neden kurtardın beni?
Adam omuz silkti.
Adam: sende garip bir potansiyel var…
öyle bir potansiyel ki… seni Güneş Sistemi'ne taşıyabilir.
Liam'ın gözleri daraldı.
Liam: Güneş Sistemi… en güçlüler…
Adam başını salladı.
Adam: evet… ve sen benim kontrolüme girmeni istiyorum.
Liam kaşlarını çattı.
Liam: ne demek istiyorsun?
Adam elindeki kafadan bir ısırık aldı.
Liam irkildi.
Liam: iğrenç… yapma şunu!
Adam umursamadı.
Adam: buna alışacaksın… Güneş sisteminde sen de bunu yapacaksın.
Liam tiksinmişti.
Liam: peki kontrolüne girersem ne olacak?
Adam gülümsedi.
Adam: beni daha da güçlendireceksin…
ve ben… leydimin en sevdiği yardımcısı olacağım.
Liam bir an durdu.
Liam: leydi mi? kim o?
Adam'ın yüzü ciddileşti.
Adam: seni bu dünyaya getiren kadın.
Liam'ın kalbi hızlandı.
Liam: ne… onu gördün mü gerçekten?!
Adam sakince cevap verdi.
Adam: evet… hem de birden fazla kez.
Liam tamamen şaşkına dönmüştü.
Liam: o görecek kadar güçlüysen… Güneş Sistemi'nden olmalısın.
Adam başını iki yana salladı.
Adam: hayır… değilim.
Kısa bir duraksama oldu.
Adam: ve bunu… asla anlayamayacaksın.
Sonra arkasını döndü.
Adam: gitme zamanım geldi.
Bir adım attı… sonra durdu.
Adam: bu arada… seni seçmemin bir sebebi daha var.
Liam dikkat kesildi.
Adam hafifçe gülümsedi.
Adam: bu dünyadaki ölümün… çok dassakli olacak.
Ve bir anda…
kayboldu.
Liam tek başına kalmıştı.
Bir süre hiç kıpırdamadı.
Sonra…
Gözlerini kapattı.
Derin bir nefes aldı.
Ve tekrar açtı.
Liam içinden düşünüyordu
Liam : burada ölemem…
Daha çözülmesi gereken çok şey var.
Başını kaldırdı.
Gözlerinde kararlılık vardı.
Liam: anlaşılan…
savaş daha yeni başlıyor.
6.Bölüm Sonu
