Cherreads

Chapter 7 - 7. Bölüm – Sonuna Kadar

7. Bölüm – Sonuna Kadar

Sophia bağırdı:

Sophia: haydiii! Şimdi, savunmasız!

Noah, Koroline, Haoyu, Koemi, Maria, Nora ve Leonid…

Ne kadar yaralı olsalar da, aynı anda ileri atıldılar.

Liam gülümsedi.

Sonra…

Sağ ayağı yanmaya başladı.

Noah'ın gözleri büyüdü.

Noah: lanet olsun… o tekniği kullanacak!

Haoyu: neyden bahsediyorsun?!

Liam sağ ayağını kaldırdı.

Ve bir anda—

360 derece döndü.

Ayağı, Haoyu'ya çarptı.

KIRRAK!

Darbe o kadar sertti ki Haoyu'nun omurgası kırıldı.

Savrulan Haoyu, Noah'a çarptı.

Noah'ın da omurgası kırıldı.

İkisi birlikte yanan ağaçlara savruldular.

Koemi bağırdı:

Koemi: Maria! Onları iyileştir! Çabuk!!

Maria panikle koşmaya başladı.

Maria: tamam!!

Ama—

Liam bunu fark etti.

Kılıcını kaldırdı.

Ve Maria'ya fırlattı.

ŞAK!

Kılıç Maria'nın karnını deldi.

Onu arkasındaki ağaca çiviledi.

Maria'nın çığlığı ormanda yankılandı.

Koroline: MARIAAAA!!

Koroline kılıcı kaptığı gibi Liam'a doğru koştu.

Sophia dişlerini sıktı.

Sophia: kılıcı attı! Şimdi büyü yapamaz! Hadi!!!

Koemi, Koroline, Sophia, Nora ve Leonid…

Hepsi birlikte Liam'a saldırdı.

Liam ellerini iki yana açtı.

Liam: yangın büyüsü… efsane ateş.

Alevler bir anda patladı.

Sophia şaşkındı.

Sophia: eliyle mi büyü yaptı…? O zaman neden kılıç kullanıyordu?!

Liam saldırıyı Nora'ya yöneltti.

Nora anında anladı.

Nora: Leonid!

Nora hızlıca konuştu.

Nora: bu saldırıdan kaçamam… şu bıçağı al ve gözüne at!

Kılıcı Leonid'e fırlattı.

Ama—

Liam çoktan Nora'ya ulaşmıştı.

Elini Nora'ya dokundurdu.

Bir anda…

Nora'nın kemikleri çatlamaya başladı.

Nora dişlerini sıktı ama ses çıkarmadı.

Liam onu havaya kaldırdı…

Ve ormana fırlattı.

Koroline fırsatı gördü.

Hızla yaklaşarak Liam'ın bacağına küçük bir kesik attı.

Sadece küçük bir çizik.

Liam anında döndü.

Ve—

Ayağıyla Koroline'nin sırtına vurdu.

Koroline'nin ağzından kan fışkırdı.

Yere çöktü.

Liam onu bitirmek üzereydi ki—

CLANG!

Sophia araya girdi.

Asasıyla Liam'ın elini durdurdu.

Bu fırsatı gören Leonid ve Koemi saldırdı.

Leonid kılıcını kaldırdı.

Tam Liam'ın bacağını kesecekti ki—

Liam ayağını kaldırdı.

Ve vurdu.

Darbe Leonid'in karnından girip sırtına kadar hissettirdi.

Leonid geriye savruldu.

Bazı kemikleri kırılmıştı.

Liam ters takla attı.

Ve anında Koemi'nin boğazını kavradı.

Koemi nefes alamıyordu.

Gözleri kararmaya başladı.

Tam o anda—

Sophia arkadan yaklaştı.

Ama Liam…

Koemi'yi Sophia'ya doğru fırlattı.

Koemi bayılmıştı.

Artık…

Savaşabilecek tek kişi kalmıştı.

Sophia.

Sophia geri çekildi.

Elleri titriyordu.

Sophia: ne yapacağım… bu adam… deli…

Tam o anda—

Havada bir şeyler hareket etti.

Bir sürü balık…

Liam'a doğru uçuyordu.

Liam kaşlarını çattı.

Liam: bu da ne?

Saldırıyı kolayca savuşturdu.

Ama…

Ağaçların arasından biri çıktı.

Diego.

Ve hemen ardından—

Hurugoi ağaçlardan atladı.

Hurugoi sırıttı.

Hurugoi: naber yakışıklı?

Ardından Minato ve Levan da geldi.

Diego kılıcını çekti.

Gözleri ciddiydi.

Diego: üzgünüm Sophia… geç kaldım.

Kısa bir duraksama.

Diego: ama bu işi ben bitireceğim.

Sophia başını salladı.

Sophia: sorun değil… dikkatli ol.

Diego ileri adım attı.

Kılıcını kaldırdı.

Ve Liam'a doğru koşmaya başladı.

Diego dişlerini sıktı.

Diego: okyanus büyüsü… mavi balina!

Koşarken kılıcından çıkan su, yavaş yavaş dev bir balinaya dönüşüyordu.

Keskin dişleri olan, yoğun ve baskı dolu bir güç…

Liam gözlerini kıstı.

Liam (içinden): büyüsünü gerçek formlara dönüştürüyor…

kısa zamanda etkili olsada çok geçmeden yorgun düşecek.

Diego yaklaşır yaklaşmaz kılıcını savurdu.

Tam o anda—

Liam elini kaldırdı.

Liam: yangın büyüsü… buzul yangını.

Alevler farklıydı… yakmaktan çok donduruyordu.

Diego'nun gözleri büyüdü.

Diego: ne—?!

Liam'ın saldırıları adapte oluyordu.

Diego (içinden): lanet olsun… bana göre uyum sağlıyor…

Liam bir anda Diego'nun önünde belirdi.

Elini kaldırdı.

Doğrudan kafasını kesecek pozisyondaydı.

Ama—

Minato: ölüm büyüsü… mezarlık!

Karanlık bir enerji Liam'a çarptı.

Liam bir an sendeledi.

Minato sırıttı.

Minato: 4'e 1… hatta 5'e 1 kaybediyorsun!

Hurugoi de bağırdı:

Hurugoi: aynen! İlk defa doğru bir şey söyledin!

Liam'ın yüzü gerildi.

Sinirlenmişti.

Bir anda ileri atıldı.

Levan bağırdı:

Levan: dikkat edin!!!

Ama geç kalmıştı.

Liam…

Minato'nun önünde belirdi.

Ve tek bir yumruk attı.

BAM!

Yumruk o kadar sertti ki Minato'nun karnı içe çöktü.

Ağzından kan fışkırdı.

Ve—

Ağaçları parçalayarak geriye savruldu.

Hurugoi'nin gözleri büyüdü.

Hurugoi: bu adam… ne kadar güçlü?!

Liam durmadı.

Anında döndü.

Ve sol ayağıyla Hurugoi'ye tekme attı.

Tam o anda—

Hurugoi'nin kafasındaki ses yankılandı.

"Yap."

Hurugoi refleksle elini kurt işareti yaptı.

Yerden dev bir kurt kafası fırladı.

Doğrudan Liam'ın bacağına doğru atıldı.

Liam son anda fark etti.

Zor da olsa geri sıçradı.

Kurt kafası havayı parçaladı.

Hurugoi nefes nefeseydi.

Eli hâlâ havadaydı.

Sağa sola hareket ettiriyordu.

Hurugoi: bu adam… bu ne lan…

Burnundan ve ağzından kan akıyordu.

Dizleri titriyordu.

Hurugoi (içinden): yorgunum…

Gözleri bulanıklaşmaya başladı.

Hurugoi: daha fazla dayanamam…

Nefesi hızlandı.

Hurugoi: ölmek istemiyorum…

Sesi titredi.

Hurugoi: ölmek istemiyorum!!

Bir anda…

Hurugoi kendini bambaşka bir yerde buldu.

Her yer simsiyahdı.

Sessizlik…

Boğucu bir sessizlik.

Hurugoi etrafına baktı.

Hurugoi: burası da neresi… ben neredeyim?

Tam o anda…

Karşısında bir siluet belirdi.

Yavaş yavaş netleşti.

Bir adamdı.

Hurugoi kaşlarını çattı.

Hurugoi: sen de kimsin?

Adam sakince konuştu.

Adam: senin iç sesinim.

Hurugoi anında bağırdı.

Hurugoi: yalan söylüyorsun! Sana inanmıyorum!!

Adam hafifçe gülümsedi.

Adam: neden?

Hurugoi dişlerini sıktı.

Hurugoi: eğer iç sesim olsaydın…

rüyamda kurtlar beni öldürdükten sonra kurt büyüsü yapamazdım.

Adam bir an durdu.

Sonra gülümsedi.

Adam: düşündüğümden zekisin… seni aptal sanıyordum.

Hurugoi: heyy… ayıp oluyor.

Adam'ın yüzü bir anda ciddileşti.

Adam: ölmek üzeresin.

Kısa bir sessizlik.

Adam: eğer sadece kurt işareti yaparsan… kaybedersin.

Hurugoi'nin yüzü gerildi.

Hurugoi: o zaman ne yapacağım?!

Adam gözlerini kıstı.

Adam: bunu sana söyleyemem.

Hurugoi: neden?!

Adam: çünkü söylersem… o beni öldürür.

Hurugoi'nin kafası karıştı.

Hurugoi: o dünyadan gelenler… nasıl öldüyse o gücü alıyor…

Bir an durdu.

Hurugoi: peki bizimkiler… nasıl büyü yapıyor?

Adam sert bir şekilde kesti.

Adam: dinle! Zamanın yok!

Bir anda ortam titredi.

Adam: gerçek dünyada… 4 saniyeden fazla düşünürsen ölürsün!

Hurugoi'nin kalbi hızlandı.

Hurugoi: siktir…

Kafasını tuttu.

Hurugoi: düşün… düşün… düşün!!

Bir anda başını kaldırdı.

Hurugoi: hey!

Adam: ne oldu?

Hurugoi gözlerini kıstı.

Hurugoi: sen… hiç öldün mü?

Adam'ın yüzünde ilk kez bir ifade oluştu.

Hafif bir tebessüm.

Adam: evet.

Kısa bir duraksama.

Adam: beni… kurtlar öldürdü.

Hurugoi bir an sustu.

Sonra…

Gülmeye başladı.

Hurugoi: hah… harika.

Başını kaldırdı.

Hurugoi: o zaman burada…

çok fazla kurt olmalı.

Bir anda—

Karanlığın içinden gözler açıldı.

Onlarca kurt.

Dişlerini göstermişlerdi.

Hazır bekliyorlardı.

Hurugoi sırıttı.

Hurugoi: sağ ol.

Dizlerinin üstüne çöktü.

Ve—

Kurtlar saldırdı.

İlk ısırık.

Kolu koptu.

Hurugoi bağırdı.

Sonra…

Gülmeye başladı.

Hurugoi: HAHAHAHAHA!!

Hurugoi: hadi!! Daha hızlı!!!

Kurtlar bacağını parçaladı.

Gözünü kopardı.

Eti lime lime oluyordu.

Ama Hurugoi…

Acıya gülüyordu.

Hurugoi: HAHAHAHAHA!!!

Sonunda…

Tamamen parçalandı.

Gerçek dünya

Levan bağırdı:

Levan: HURUGOIIII!!!

Liam çoktan yaklaşmıştı.

Elini kaldırdı.

Hurugoi'nin boğazına vuracaktı.

Ama—

Hurugoi'nin gözleri açıldı.

Son anda geri çekildi.

Yine de Liam'ın eli kafasına değdi.

Kan akmaya başladı.

Ama Hurugoi…

Gülüyordu.

Hurugoi: hahahah… sen kaybettin.

Liam kaşlarını çattı.

Liam: bir dakika…

Liam: benim dilimi mi konuşuyorsun?

Diego şaşkındı.

Diego: hurugoi ne diyor… onun dilinde mi konuşuyor?!

Hurugoi başını kaldırdı.

Gözleri değişmişti.

Hurugoi: artık…

kurt büyüsü yapabiliyorum.

Kısa bir duraksama.

Hurugoi: ve sen…

gerçekten kaybettin.

Sağ elinde…

Kırmızı hücreler dönmeye başladı.

Enerji yoğunlaşıyordu.

Liam sırıttı.

Liam: öyle mi…?

Liam: dikkat et… konuşurken seni öldürmeyeyim.

Hurugoi elini kaldırdı.

Hurugoi: kurt büyüsü… kurt kapanı.

Hurugoi, Liam'a doğru saldırdı.

Arkasından kocaman bir kurt kafası belirdi. Bu kurt, normal kurtlara göre çok daha iri, dişleri ise çok daha keskin ve ürkütücüydü. Hurugoi, kurdu Liam'ın üzerine sürdü.

Liam şaşkınlıkla bağırdı:

"Bu ne böyle?!"

Kurt bir anda Liam'ın dibine girdi ve onu parçalamaya çalıştı. Ancak Liam ustalıkla saldırılardan kaçınıyor, karşılık veriyordu. O sırada Hurugoi, ikinci darbesini indirmek için hızla ileri atıldı.

İçinden düşünmeye başladı:

"Demek ki büyü yapmak için modern dünyadan büyücülere ihtiyaç var… Ve bu büyücüler, modern dünyada nasıl öldülerse o şekilde güç kazanıyorlar. Mesela Diego… İçindeki büyücü okyanusta boğularak ölmüş olabilir. Ya da Koemi… Onun büyücüsü zehir içerek ölmüş olabilir. Ama anlamadığım bir şey var… Minato ölüm büyüsü kullanıyor, bu nasıl oluyor? Ya da kralın simetrik büyüsü… Bu teori tam olarak doğru değil."

O anda Liam, Hurugoi'nin kurdunu çoktan parçalamıştı bile.

Liam alaycı bir gülümsemeyle konuştu:

"Tüm gücün bu mu? Seni daha güçlü sanmıştım."

Levan ise çaresizlik içinde düşünüyordu:

"Ne yapacağım ben? Hiçbir şey yapamadım… Arkadaşlarım can çekişiyor. Dedem burada olsaydı ne yapardı? Büyü yapabildiğim o gün, dedem beni direkt saraya yolladı. Birkaç gün sonra ise onun infaz edildiği haberini aldım. Sebebi… yerlilerinde onlar gibi büyü kullanabilmesini bana söylemesiydi. O günden sonra yalnız kaldım. Sarayda arkadaşlar edindim ama hepsi öldü… Eğer hayat gerçekten kötüyse, benim de kötü olmam neyi değiştirir? Bazen komik biri olmak… Hiçbir şey yapamasan bile en azından sevilmeni sağlar."

Levan dişlerini sıktı:

"Ses büyüsü: Berbat Pop!"

Saldırısıyla Liam'ın dikkatini dağıttı. Liam bunu fark eder etmez Levan'ı bitirmek için üzerine atıldı.

Levan pozisyon aldı.

Tam o anda, içinden bir ses konuştu:

"Sana ben yön vereceğim."

Bu ses, dedesinin sesine çok benziyordu. Levan bir anda motive oldu:

"Kim olduğunu bilmiyorum ama… kaliteli bir adamsın."

Kılıcını kaldırarak Liam'a doğru koştu. Liam'ın sağ tarafına geçti. Liam'ın sağ gözü, Levan'ın hareketlerini analiz etmiş, nereye saldıracağını anlamıştı.

Liam elini kaldırdı. Levan'ın yüzü neredeyse parçalanmak üzereydi.

Tam o anda…

Liam'ın sağ gözüne bir hançer saplandı.

Hançeri atan Leonid'di.

Leonid yerde, kanlar içinde yatıyordu. Bu anı beklemişti ama nefes almakta bile zorlanıyordu.

Levan fırsatı kaçırmadı. Kılıcını tekrar kaldırdı:

"Ses büyüsü: Boktan Rap!"

Devasa bir ses dalgası yayıldı. O kadar güçlüydü ki Liam'ın kulakları kanamaya başladı. Levan hedefine ulaşmıştı.

Liam… sağır olmuştu.

Ancak Levan da ağır yaralanmıştı. Karnından kan akıyordu. Fazla dayanamadı ve yere düştü.

Sonuçta Liam bir gözünü ve işitmesini kaybetmişti.

Levan ise yere yığılmıştı… ama hâlâ hayattaydı.

7.Bölüm Sonu

More Chapters