7. Bölüm: Yeni Güçler!
Sınavlara az bir süre kala Ryukai, okulun kütüphanesine gider. Orada, en üst raflarda tozlu, kimsenin birkaç yıldır elini bile sürmediği bir kitap görür. Kitabı eline alıp sayfalara göz atar; ilk sayfada bu kitabın bir kara büyü kitabı olduğu, içinde daha önce kimsenin görmediği eşsiz güçler ve çok farklı yöntemler barındırdığı yazıyordur. Ancak daha önce kimsenin bu kitabı almamasının iki temel nedeni vardır:
Kara büyülerin bazen kendi iradeleri olabilir: Kara büyü yapan kişi yeterince güçlü değilse ve büyüye boyun eğdiremezse, kara büyü ondan bir bedel alabilir. En küçük bedel vücudunun bir parçası veya gücünün bir kısmı iken; en büyük bedel ise kendi canı veya tüm gücüdür. Bazı insanlara göre tüm gücün gitmesi, canının alınmasına eş değerdir.
Büyücü Okulu'nda kara büyüler kesinlikle yasaktır: Bazı durumlarda müdür tarafından özel izin verilebilse de genel olarak yasak kabul edilir.
Ryukai derin düşüncelere dalar.
Ryukai (İç Ses):"Eskiden kara büyü yasak değildi ama bir öğrenci bu yüzden ölünce yasaklandı. Ben kara büyüye boyun eğdirebilirim gibi hissediyorum ama bilemiyorum, kafam çok karışık. Bu okuldan atılmama bile sebep olabilir; ama öğrenirsem çok güçlenirim."
Ryukai kararını verir; kara büyüyü öğrenecektir. Kitabı gizleyerek yurt odasına kaçırır; sonrasında kapağını açıp okumaya başlar. Akşam başlayıp sabaha kadar okur. Uykusuz da olsa derse gider. İlk ders güç testi dersidir ve sınıftaki Helios adlı arkadaşıyla dövüşmesi gerekiyordur. Ryukai, kara büyüyü şu an kullanmaması gerektiğini düşünür; biraz daha ustalaşıp gerekirse okul bitince kullanmaya karar verir.
Dövüş sırası gelir. Rakibi Helios da bir Ember olduğu için Ryukai biraz zorlanır. Daha önce denemediği farklı bir büyü kombinasyonu denemek ister: "Ateş Çemberi ve Kasırgası." İlk önce ateşten bir çember yaparak kimsenin yaklaşmamasını sağlar; sonrasında ateşten bir kasırga oluşturup rakibini uçurur. Kendisinin de ateşle yükselmesini sağlayarak havada vuruşunu yapar ve onu yere fırlatır. Ryukai dövüşü kazanmıştır.
Kazandığı için mutludur ama bu tekniği ilk defa denediği için Helios'un durumuna bakmaya gider. Helios büyük bir darbe yediği için baygındır; ama kısa süre sonra kendine gelip ayağa kalkar ve Ryukai'ye:
— "Sen güçlüsün, gücünü sakın boşa harcamaya kalkma!" der.
Ryukai bu sözden çok etkilenir. Sanki bu, kara büyüyü bırakması için kendisine söylenmiş bir işaret gibidir. Önünde iki seçenek olduğunu hisseder: Kara büyü mü, yoksa element büyüleri ile mi devam edecekti?
Bir anda, sekiz yıl önce okuduğu bir kitaptaki yazı aklına gelir. Orada "Divergent Elementleri" yani "Ayrık Büyüler" kısmı vardır. Ryukai o bölümü vaktinde o kadar detaylı okumuştur ki buna rağmen kullanmayı tamamen unutmuştur. Hemen dersleri asarak odasına döner ve o kitaplardan birini yanında getirip getirmediğini arar. Kitabı sonunda bulur ve okumaya başlar. Kitap bittiğinde Ryukai ne yapacağını artık çok iyi biliyordur.
Her büyünün evrimleşmiş ve ayrık halleri olduğu ortaya çıkar. Bunlar yasak değildir ama çok kullanan da yoktur. Ryukai, öğrendiklerini uygulamak için elinde kitapla okulun eğitim alanına gider. Müdür, uzaktan onu gözetlemekte ve ne yaptığını merak etmektedir.
Ryukai ateş ve suyun ayrık hallerini denemeye başlar. Önce "Solaris" (Güneş Sanatı) adlı büyüyü dener. Bu büyü, ateşin sarıdan beyaza döndüğü, saf ısı ve radyasyon yayılan bir halidir; hem tehlikeli hem de çok güçlüdür. İlk iki denemesinde başaramaz; ancak 12 saat boyunca pes etmeden çalışır ve sonunda ateşi beyazlaştırmayı başarır. Vurduğu hedef tahtasını sadece yakıp kül etmekle kalmaz, yakınındaki her şeyi kavurur.
Ryukai bu güçle neler yapabileceğini düşünür. Gücü tüm vücuduna aktarıp, kendisine yaklaşanları yakan bir koruma kalkanına çevirmek ister. Bunun için iki hafta uğraşır ve sonunda başarır. Büyüyü şöyle tanımlar: Infernal Ash (Azap Külü). Yakmak yerine, temas ettiği her şeyi anında küle çeviren gri renkli bir "soğuk ateş."
Ryukai bu tekniğe odaklandıktan sonra suyun sapmış hallerini denemeye başlar. Su sadece ıslatmaz; hücresel yıkıma veya basınç ustalığına evrilebilir. Ryukai, "Vapor" adı verilen büyüyü denemek ister. Bu büyü, suyun gaz haline geçip akciğerleri içeriden patlattığı veya görüşü kapattığı bir tekniktir. Çok tehlikeli olduğunu ama bir gün gerekeceğini düşünerek ustalaşmaya çalışır. Aynı zamanda "Mercury" (Civa) üzerinde de çalışır; bu da suyun ağırlaştığı, zehirli ve metalik bir forma girdiği halidir.
İki ay sonra:
İki büyüde de ustalaşması düşündüğü kadar uzun sürmemiştir. Hatta öğrenme hızının insanüstü olduğunu düşünür; çünkü kitaplarda bu büyülerin öğreniminin on yılları bulabileceği yazıyordur. Mercury'yi denediğinde, vurduğu yer ağırlıktan çöker ve yüksek hızın etkisiyle patlar. Vapor'u ise rakibini öldürebileceği için denemeyi erteler.
Ryukai, toprak büyüsünde de ayrık halleri denemek ister. Kitapta; "Toprak sadece kaya değildir; kristalize olabilir veya manyetik bir güce dönüşebilir," yazıyordur. Bunu hem silah hem kalkan olarak kullanmaya karar verir. Tuhaftır ki, mükemmel bir kristal duvarı tek seferde kurmayı başarır. Sonrasında bu kristalleri keskin parçalar halinde fırlatmayı dener. Üçüncü denemesinde, keskin kristal parçalarıyla hedefi delip geçmeyi başarır. Üstelik hedef bu sefer sadece tahta değil; rün taşı ve saf çelikten yapılmış olmasına rağmen paramparça olmuştur.
(Rün Taşı: Büyülü bir koruma bariyeridir; zırh ve silahlarda kullanılabilir.)
Ryukai artık çok güçlendiğini fark eder. Ayrık büyülerde daha da derinleşmek istese de şimdilik bu seviyenin yeterli olduğunu düşünür. Kalan kısmını okul bittikten sonra öğrenmeye karar vererek temel çalışmalarına ve öğrendiklerinde ustalaşmaya devam eder.
7. Bölümün Sonu...
