Cherreads

Chapter 90 - Kahveli Jole

toge, Suko'nun evinden ayrıldıktan sonra hava kararmaya başlamıştı.

Kapı kapanınca ev yeniden sessizliğe gömüldü.

Suko kanepeye oturdu.

Masanın üzerindeki defterlere baktı.

Sonra gözlüğünü çıkardı.

"Bugün çok yorucuydu."

Aslında yorulmazdı.

Ama buna en yakın his buydu.

Telefonunu açtı.

İnternette gezinirken karşısına bir tatlı çıktı.

Kahveli Jöle.

Suko birkaç saniye baktı.

"Hm."

Sonra sipariş verdi.

Yarım saat sonra kapı çaldı.

Suko kutuyu aldı.

Mutfak masasına oturdu.

Küçük plastik kabı açtı.

Kahve kokusu yayıldı.

Suko kaşığı aldı.

Bir lokma yedi.

...

Bir saniye geçti.

İki saniye geçti.

Üç saniye geçti.

Sonra ilk kez yüzünde farklı bir ifade oluştu.

"Bu..."

Bir lokma daha aldı.

"Bu çok iyi."

Bir lokma daha.

Bir lokma daha.

Bir dakika sonra kap tamamen boştu.

Suko boş kaba bakıyordu.

Ve ilk kez yıllardır yaşamadığı bir şey hissetti.

Mutluluk.

Gerçek mutluluk.

Ne güçlerden geliyordu.

Ne bilgilerden.

Ne de gördüğü sonsuz şeylerden.

Sadece...

Kahveli jöleden.

Suko birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra ayağa kalktı.

"Bunu neden daha önce yemedim?"

O gece üç tane daha sipariş etti.

Ertesi gün dört tane.

Sonraki gün altı tane.

Bir hafta sonra bu durum kontrolden çıkmaya başlamıştı.

Okulda...

Toge sıraya oturdu.

Suko yanına geldi.

Elinde kahveli jöle vardı.

"Yine mi?"

"Evet."

"Her gün yiyorsun."

"Evet."

"Bu kadar mı güzel?"

Suko düşünmeden cevap verdi.

"Evet."

Toge iç çekti.

"Sonsuz evrenleri anlatırken bu kadar mutlu görünmüyordun."

Suko kahveli jöleden bir kaşık aldı.

"Çünkü bu daha önemli."

Toge dondu.

"Daha önemli mi?"

"Evet."

"Nasıl?"

Suko tamamen ciddi şekilde cevap verdi.

"Çünkü kahveli jöle var."

"..."

"..."

Toge birkaç saniye konuşamadı.

"Suko."

"Efendim?"

"Bu mantıklı değil."

Suko omuz silkti.

"Bazı şeylerin mantıklı olmasına gerek yok."

Bir kaşık daha aldı.

Ve yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Son günlerde ilk kez gerçekten rahat görünüyordu.

Toge bunu fark etti.

Belki de ilk kez...

Suko normal bir lise öğrencisine benziyordu.

En azından...

Kahveli jöle yerken.

O gün okul çıkışında Suko markete uğradı.

Raflara baktı.

Kahveli jöle.

Kahveli jöle.

Kahveli jöle.

Gözleri parladı.

"Harika."

Kasiyer birkaç dakika sonra şaşkınlıkla baktı.

Çünkü Suko sepetine gereğinden fazla kahveli jöle doldurmuştu.

Eve dönerken kendi kendine mırıldandı.

"Belki de..."

Kısa süre durdu.

"...gerçek mükemmellik budur."

Ve o günden sonra...

Suko'nun en büyük zaafı ortaya çıkmış oldu.

Kahveli jöle

More Chapters